TERTİL 2

Şubat 25, 2007

Yazının başlangıcı için tıklayın!>

Hayırlısıyla tertil süreciyle ayetleri vermeye devam ediyoruz…
51/1) Tozu dumana katıp savuran (rüzgar) lara,
51/2) Derken, ağır yük taşıyan (bulut) lara.
51/3) Sonra kolaylıkla akıp gidenlere,
51/4) Sonra iş(ler) i taksim edenlere andolsun.
51/5) Size va’dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur.
51/6) Şüphesiz din (hesap ve ceza) da mutlaka gerçekleşecektir.
Üzerine yemin edilenler, Muhammed Esed’in deyimiyle üzerinde düşünülmeye davet edilenler, insanın hep göre geldiği, kendilerince sıradanlaşan şeylere daha dikkatle bakmayı, yalnız bakışta derinliği yakalayanların ayetleri görebileceği vurgulanıyor…Ve bu ayetlerden sadece birisi kıyamet ve hesap günü… Görebilene, bakmasını bilene… 

102/1) (Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi ‘tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.’
102/2) ‘Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.’ 

Mutlak sonu göremeyenlerin, saplandığı en önemli tutkulardan birisidir, çoğaltma tutkusu… Mal ve oğullar… Ekonomik ve sayısal gücü elinde bulundurarak sonsuzluğu yakalama vehmi, tutkusu… 

52/1) Tur’a andolsun.
52/2) Satır (satır) dizili kitaba,
52/3) Yayılmış ince deri üzerine;
52/4) Ma’mur eve,
52/5) Yükseltilmiş tavana,
52/6) Kabarıp, tutuşan denize,
52/7) Şüphesiz senin Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir.
52/ 8) Onu uzaklaştırıp-engel olacak yoktur. 

Yine yemin, yine derin bakmaya, derin düşünmeye davet… Baksa açılacak perde… Görecek ayetleri, gerçekleri… Ve mutlak sonu, hesabı ve tadacağı azabı… 

112/1) De ki: O Allah, birdir.
112/2) Allah, Samed’dir (her şey O’na muhtaçtır, daimdir, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır) .
112/3) O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.
112/4) Ve hiç bir şey O’nun dengi değildir. 

Ve en gerçek… Bir olan gerçek… Muhtaç olmayıp, muhtaç olunan… Ne üretilen, ne türetilen ve ne de tüketilen olmayan… Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir. Ama hiçbir şey… O’nun dışında yüceltilmeye çalışılan ne varsa O’na kulluk etmekten başka şeyle emrolunmadılar… “Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilah’a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir. (9/31)”

Yazının devamı için tıklayın!>

Yorum Yapın

Siz giriş yapmalısınız yorum yapmak için.